header

pazarlardan haberler
EYLÜL 2008

Rekabet Kanunu’nda Önemli Değişiklikler Yapılıyor
manset

Melih Astarlıoğlu

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda (RKHK) değişiklikler yapılmasına dair Kanun Tasarısı 31.07.2008 tarihinde T.C. Başbakanlık internet sitesinde yayımlandı

Tasarıda, ortak girişimlerin hukuki durumu netleştirilirken, şirket birleşme ve devralmalarında nihai inceleme aşaması kaldırılmakta; Kurul’a gerek ihlal tespiti yapılamaması, gerekse ilgili tarafların rekabet sorunlarını giderecek taahhütte bulunmaları dolayısıyla yürütülmekte olan bir soruşturmaya son verilebilme olanağı getirilmesi hedefleniyor.

Birleşme ve devralmalar konusunda ilerleyen dönemde bildirim eşiklerinin yükseleceği ve tarafların her birinin Türkiye’de ciro yapıyor olmasının bir koşul olarak ortaya konacağı ve bu sayede de daha az sayıda işlemin Kurum’a bildirilmesinin sağlanacağı düşünülüyor.

Tasarıda dikkat çeken bir başka husus ise, Rekabet Kurumu’na pazar payı ve ciro gibi ölçütleri önceden belirlemek kaydıyla bazı anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği karar ve eylemlerini soruşturma konusu yapmama yetkisi verilmesinin planlanmasıdır. Bu durum, ülkemizdeki rekabet uygulamalarına kaynak olan Avrupa Birliği’ndeki (AB) de minimis kuralının ülkemizde de uygulanmaya başlayacağını gösteriyor. Söz konusu kurala göre AB Komisyonu, bazı ağır kısıtlamaları içermemek koşulu ile ilgili pazarda rekabetin sınırlandırılması sonucunu doğuran bazı anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği karar ve eylemlerini, tarafların ilgili ürün pazarında sahip oldukları pazar paylarının bazı eşiklerin altında olması halinde bir rekabet ihlali olarak görmüyor. AB’deki söz konusu eşikler, tarafların mevcut ya da potansiyel rakipler arasında olması halinde toplamda %10, mevcut ya da potansiyel rakip olmamaları halinde ise ayrı ayrı %15 olarak belirlenmiş durumda.

Esasa ilişkin yapılması önerilen değişikliklerden bir diğeri ise Kanun’un 7. maddesinin başlığı ile birlikte yenilenmesi. Tasarıda, RKHK’nin 7. maddesinin başlığı “Yoğunlaşma İşlemleri” olarak değiştirilmesi ve yoğunlaşma işlemlerinin, “kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde; iki veya daha fazla teşebbüsün birleşmesi, ya da  bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya dolaylı kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya halihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir ya da daha fazla kişi tarafından devralınması” şeklinde tanımlanarak, 7.maddenin kapsamına girecek işlemlerin şekil sınırı çizilmiş oluyor. Bu maddede yapılan diğer değişikliklerle, Avrupa Birliği’nde de üzerinde çok tartışılan “rekabetin önemli ölçüde azalması” inceleme kriteri getirilmektedir.

Usule ilişkin konularda, tasarıda yer alan önerilerden bir tanesi, özelleştirme yoluyla gerçekleştirilen yoğunlaşma işlemleri hariç olmak üzere, incelemenin derinleştirilmesi ihtiyacının bulunması durumunda, hali hazırda 30 iş günü olan sürenin, Kurul kararı ile 4 aya kadar uzatılabilmesinin önünün açılması. Bir başka değişiklik ise, Rekabet Kanununun ihlaline ilişkin iddiaların ön araştırma aşamasında daha sağlıklı yapılabilmesi için ön araştırma sürelerinin uzatılması, öte yandan kanunun ihlali ile ilgili soruşturma süresinin ise 6 aydan 4 aya indirilmesinin önerilmesi.

Kurul’un yapısı ile ilgili olarak önerilen bir değişiklik ise, Rekabet Kurulu’nun kurul üyeliğine aday olarak göstereceği kişilerin en az yarısının meslek personeli sıfatıyla Kurumda en az 10 yıl çalışmış kişiler arasından olmasının kurala bağlanması. Görev süresi 6 yıl olan Kurul üyelerinin görev süreleri sonunda bu göreve en fazla bir kez daha getirilebileceğinin kurala bağlanması, böylelikle Kurul üyeliğinin iki dönemle sınırlandırılması da planlanıyor.

Tasarıda yer alan bir diğer bölüm ise, Rekabet Kurumu ile yargı arasındaki ilişki ile ilgili. Tasarıda, Kurum’un, mal ve hizmet piyasalarında rekabeti sınırlayıcı anlaşma, eylem ve kararlar, hâkim durum ve birleşme veya devralmayı yasaklayan eylem ve işlemlerle benzer etkiye sahip sonuçlar doğurabilecek idari işlem ve düzenlemelerin bir kısmının ya da tamamının iptali için Kurul kararıyla yargı yoluna başvurabileceği belirtiliyor. Bu şekilde Rekabet Kurumu’nun daha evvelden yetkisi dışında kalan idari işlemlerle ilgili rol alabilmesinin sağlanması hedefleniyor.

Rekabet Kurumu’nun yargı kurumları ile ilgili ilişkisi konusunda tasarıda yer alan bir başka düzenleme ise Kurum ile özel mahkemeler arasındaki ilişki. Buna göre, düzenlemenin özel hukuka ilişkin hükümlerini uygulayacak olan adli mahkemelerin Rekabet Kurumu ile ilişkilerinin güçlendirilmesi ve önemli ölçüde teknik bilgi gerektirecek olan rekabet ihlalinin varlığına ilişkin ekonomik olguların belirlenmesi konusunda Rekabet Kurumunun bilirkişiliğine başvurabilmesinin sağlanması hedefleniyor. Ayrıca, Kurum bünyesinde yürütülmekte olan inceleme, araştırma veya soruşturmanın aynı zamanda mahkemede yürümekte olan bir davanın konusu olması durumunda, mahkeme kararı ile Kurul kararının çatışması ve bunun da teşebbüsler veya teşebbüs birlikleri açısından hukuki belirsizlik doğurması riskini bertaraf etmek amacıyla, davanın Kurul kararına kadar bekletilmesi konusunda hakimlere takdir yetkisi verilmesi de tasarıda yer alan önerilerden.

Konu ile ilgili belirtilmesi gereken son nokta ise verilecek cezalarla ilgili. Tasarıya göre, rekabetin ihlali neticesinde ortaya çıkan zararın kanunu ihlal eden teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin kastı veya ağır ihmalinden kaynaklanması ve zarar görenlerin talep etmesi halinde, uğranılan maddi zararın üç katına kadar tazminata hükmedilebilecek. Eskiden de olan bu hükümdeki değişiklik, Kurumla aktif işbirliği yaparak ceza bağışıklığından veya indiriminden yararlanan teşebbüs ya da teşebbüs birlikleri için hükmedilecek tazminatın , uğranılan zararı aşamayacak olması.

 

ACTECON hakkında bilgi almak için buraya tıklayınız.

Abonelikten çıkmak için lütfen editor@actecon.com adresine İPTAL,
abone olmak içinse KAYIT konulu bir mail atınız.

Pazarlardan Haberler’in eski sayılarını buradan indirebilirsiniz.